İletişim Bilgileriniz

Aşağıdaki formu doldurarak gönderin.

En kısa zamanda sizi arayalım.


Hac, islamın beş şartından biridir. Üzerimize farzdır.Maddi gücü ve sağlık durumu uygun olan her müminin üzerine farz olan bu ibadetin hikmetleri, bize kazandırdıkları pek çoktur. Maddi durumu iyi olduğu halde hacca gitmesine engel-iyileşmeyecek hastalığı olanlar kendi yerlerine vekaleten hac yaptırabilirler. Vefat etmiş kişinin geride bıraktığı malından ailesinin ihtiyacı dışında kalan miktar hac için yeterliyse, bu parayla vefat eden kişinin yerine vekaleten hac yaptırılması çok efdaldir. 

Peygamber Efendimiz (sav)’in şu müjdesi ne  güzeldir: “Kim hac ibadetini yerine getirir, boş söz konuşmaz ve Allah’a itaatten dışarı çıkmazsa anasından yeni doğmuş gibi geri döner (günahları bağışlanır)” ( Kütübü Sitte; C. 17 S. 371) 

Yüce Allah’ın kullarını en çok affettiği gün olan Arafe gününde  milyonlarca insanla aynı anda, yorgun, bitap bir vaziyette el açıp Allah’a yalvaran kullarını Cenab-ı Hak mutlaka affeder. Önemli olan böylesine üstün bir ibadeti, gereği gibi yerine getirerek onun faziletinden yararlanmaktır.

SAMİMİYET, SAMİMİYET,SAMİMİYET…

Dünya ve ahiret hayatı açısından önemli bir dönüm noktası olan hac, samimi ve ihlâslı bir şekilde yerine getirildiği zaman, müslümanı günahlarından arındırır, onun Allah katındaki derecesini yükseltir, cenneti kazanmasına vesile olur ve kişiyi ahlâken olgunlaştırır.

Hac, kişinin küçük ve büyük günahlarının bağışlanmasını, kalbinin günah kirlerinden temizlenmesini sağlar. Usulüne uygun olarak yapılan haccın kul hakkı hariç, bütün günahların affedilmesine vesile olacağı efendimiz(s.a.v) tarafından müjdelenmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Makbul haccın karşılığı Cennetten başka bir şey değildir. Umre de diğer bir umre ile arasındaki günahları siler."

Amellerin hangisi daha faziletlidir? şeklindeki bir soruya Peygamberimiz:

"Allah ve Rasûlüne iman" şeklinde cevap vermiş; sonra hangisi? diye sorulunca;

"Allah yolunda cihad" buyurmuş, sonra hangisi? denince;

"Makbul hac" diye cevap vermiştir.

Hacceden kimselerin Allah katındaki değeri çok yüksektir. Bu sebeple Yüce Allah onların içtenlikle yapacakları duaları geri çevirmez. Peygamber Efendimiz;

"Haccedenler ve umre yapanlar Allah’ın misafirleridir. Kendisine dua ederlerse, dualarını kabul eder, Bağışlanma dilerlerse onları bağışlar" buyurmaktadır.

Konuyla ilgili bir diğer hadis-i şerif de şöyledir:

"Hac ve umreyi art arda yapınız. Çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları yok eder."

Bir hadis-i şerifte de hac ve umre normalde gaza yoluyla yapılan cihada katılmayan yaşlılar, küçükler, güçsüzler ve kadınların cihadı olarak nitelendirilmiştir ki, bu da haccın ne derece faziletli bir ibadet olduğunu göstermektedir.